Herhangi bir kelime yazın!

"incessant" in Turkish

aralıksızdurmaksızın

Definition

Hiç durmadan devam eden ve genellikle rahatsızlık veren bir şeyi ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve edebi bir kelimedir; genellikle 'incessant rain', 'incessant noise' gibi olumsuz durumları belirtir. 'constant' kelimesinden daha yoğun bir rahatsızlık anlamı taşır.

Examples

The incessant rain made it hard to go outside.

**Aralıksız** yağmur dışarı çıkmayı zorlaştırdı.

He was annoyed by the incessant noise from the street.

Sokaktan gelen **aralıksız** gürültü onu rahatsız etti.

The baby's incessant crying kept everyone awake.

Bebeğin **aralıksız** ağlaması herkesin uykusunu kaçırdı.

His incessant questions started to get on my nerves.

Onun **aralıksız** soruları sinirimi bozmaya başladı.

The incessant buzzing of the flies drove us crazy at the picnic.

Piknikte sineklerin **aralıksız** vızıldaması bizi deli etti.

She’s tired of her boss’s incessant emails, even on weekends.

Patronunun hafta sonlarında bile gönderdiği **aralıksız** e-postalardan bıktı.