"incase" in Turkish
Definition
Bir şeyi tamamen kaplamak veya sarmak, genellikle korumak ya da çevresinden ayırmak için yapılır.
Usage Notes (Turkish)
'incase' nadiren ve daha çok teknik ya da resmi metinlerde kullanılır; genellikle 'enclose' ya da 'encase' tercih edilir. 'in case' ifadesiyle karıştırmayın.
Examples
The eggs were carefully incased in foam for shipping.
Yumurtalar, taşımak için dikkatlice köpükle **kaplanmıştı**.
The documents were incased in a sealed bag.
Belgeler mühürlü bir torbaya **kaplanmıştı**.
The statue was incased in glass for protection.
Heykel, korunmak amacıyla cam ile **kaplanmıştı**.
The pearls were incased in a small velvet box when she received them.
İnci taneleri, kendisine verildiğinde küçük kadife bir kutuya **sarılmıştı**.
They incased the roots in clay to keep them moist during transport.
Taşıma sırasında köklerin nemli kalması için kil ile **kaplandı**.
The seeds were incased in a hard shell that protected them from the weather.
Tohumlar, onları hava şartlarından koruyan sert bir kabukla **kaplıydı**.