Herhangi bir kelime yazın!

"inborn" in Turkish

doğuştan

Definition

Doğumdan itibaren var olan, sonradan öğrenilmemiş ya da kazanılmamış özellik ya da yetenek.

Usage Notes (Turkish)

'Doğuştan' daha çok kişilik, yetenek veya eğilimler için kullanılır. Günlük dilde nadir, resmi veya yazılı metinlerde daha yaygındır. Fiziksel özellikler için genelde kullanılmaz.

Examples

Some people have an inborn sense of direction.

Bazı insanların **doğuştan** yön duygusu vardır.

Courage can be inborn or learned.

Cesaret **doğuştan** olabilir ya da sonradan öğrenilebilir.

She has an inborn talent for music.

Onun **doğuştan** bir müzik yeteneği var.

I've always had this inborn curiosity about how things work.

Her zaman işlerin nasıl çalıştığına dair **doğuştan** bir merakım vardı.

His leadership skills seem almost inborn; he inspires everyone naturally.

Liderlik becerileri neredeyse **doğuştan** gibi; herkesi doğal olarak etkiliyor.

Scientists debate whether language ability is inborn or developed through experience.

Bilim insanları, dil yeteneğinin **doğuştan** mı yoksa deneyimle mi geliştiğini tartışıyor.