"in the blood" in Turkish
Definition
Bir yetenek ya da özellik, doğuştan gelen, aileden veya soydan geçen bir şeydir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumlu, aileden ya da kültürel olarak gelen doğal yetenekler için kullanılır. Sonradan öğrenilmiş şeyler için değil.
Examples
Music is in the blood in their family.
Onların ailesinde müzik **kanında var**.
Being a teacher is in the blood for her.
Onun için öğretmenlik yapmak **kanında var**.
His love of soccer is in the blood.
Onun futbol sevgisi **kanında var**.
"You dance so well!" "Thanks, I guess it's in the blood."
"Ne güzel dans ediyorsun!" "Teşekkürler, sanırım bu **kanımda var**."
Being brave is in the blood of their people.
Onların halkında cesaret **kanında var**.
You can't teach that kind of talent—it has to be in the blood.
Bu tür bir yetenek öğretilmez—**kanında var** olmalı.