"in its entirety" in Turkish
Definition
Bir şeyin hiçbir parçası eksik olmadan, bütünüyle ele alındığını veya yaşandığını belirtir.
Usage Notes (Turkish)
Resmidir; çoğunlukla 'okumak', 'izlemek' gibi fiillerle ve 'rapor', 'konuşma' gibi isimlerden sonra gelir. Günlük dilde 'hepsi', 'tamamı' denir.
Examples
She read the letter in its entirety.
O mektubu **tamamı** ile okudu.
Please listen to my explanation in its entirety before you answer.
Cevap vermeden önce açıklamamı **tamamı** ile dinleyin lütfen.
The movie should be watched in its entirety to understand the story.
Hikayeyi anlamak için filmi **tamamı** ile izlemek gerekir.
I can’t judge the report until I read it in its entirety.
Onu **tamamı** ile okumadan raporu değerlendiremem.
They preserved the old building in its entirety during renovations.
Yenileme sırasında eski binayı **tamamı** ile korudular.
You'll appreciate the speech more if you hear it in its entirety, not just a short clip.
Konuşmayı sadece kısa bir bölüm değil, **tamamı** ile dinlerseniz daha iyi anlayacaksınız.