"in broad daylight" in Turkish
Definition
Bu ifade, bir şeyin gündüz vakti, açıkça ve çoğu kişinin gözü önünde gerçekleştiğini belirtir. Genellikle beklenmeyen veya şaşırtıcı durumlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok suçlar veya beklenmedik cesur hareketlerde kullanılır. Nötr veya sıradan olaylar için tercih edilmez.
Examples
The thief stole her bag in broad daylight.
Hırsız onun çantasını **gündüz gözüyle** çaldı.
He was attacked in broad daylight on the street.
Ona sokakta **gündüz gözüyle** saldırdılar.
Someone spray-painted the wall in broad daylight.
Birisi duvarı **gündüz gözüyle** sprey boyadı.
I can’t believe they broke into the store in broad daylight!
Mağazaya **gündüz gözüyle** girdiklerine inanamıyorum!
They robbed the bank in broad daylight with people watching.
Onlar, insanların gözleri önünde **gündüz gözüyle** bankayı soydular.
He parked in a no-parking zone in broad daylight and didn’t even care.
O, kimse aldırmadan **gündüz gözüyle** park yasağına araç koydu.