"in a lather" in Turkish
Definition
Birinin gözle görülür şekilde çok heyecanlı, gergin veya telaşlı olduğu durumu anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Gayriresmî ve biraz eski bir ifadedir; genellikle küçük şeyler için gereksiz fazla heyecanlanan, gergin olan kişileri anlatır.
Examples
She was in a lather before her big exam.
Büyük sınavı öncesinde **telaş içindeydi**.
Don't get in a lather over small mistakes.
Küçük hatalar için **çok telaşlı** olma.
He was in a lather waiting for the phone call.
Telefonu beklerken **telaş içindeydi**.
Mom always gets in a lather when we're running late.
Geç kaldığımızda annem her zaman **çok telaşlı** olur.
By the time the meeting started, she was already in a lather.
Toplantı başladığında o zaten **çok telaşlıydı**.
There's no need to get in a lather—everything will work out.
**Çok telaşlanmana** gerek yok—her şey yoluna girecek.