Herhangi bir kelime yazın!

"in a haze" in Turkish

sersemleşmiş haldedalgın bir şekilde

Definition

Zihnin karışık, dalgın veya bulanık hissettiği durumdur.

Usage Notes (Turkish)

Fiziksel sis anlamında kullanılmaz; daha çok stres, uykusuzluk gibi durumlarda zihinsel bulanıklık için söylenir. 'Sersem halde yürümek' gibi ifadelerde sıkça geçer.

Examples

After the accident, he was in a haze and couldn’t remember much.

Kaza sonrasında o **sersemleşmiş haldeydi** ve pek bir şey hatırlayamadı.

She walked to class in a haze, barely awake.

O, **sersemleşmiş halde** derse yürüdü, neredeyse uyanmamıştı.

He spent all day in a haze after getting the bad news.

Kötü haberi aldıktan sonra bütün günü **sersemleşmiş halde** geçirdi.

Sorry, I’m a bit in a haze—did you just say something?

Üzgünüm, biraz **dalgın haldeyim**—az önce bir şey mi söyledin?

I woke up in a haze this morning.

Bu sabah **sersemleşmiş halde** uyandım.

After pulling an all-nighter, she walked around the office in a haze until lunchtime.

Bütün gece uyumadıktan sonra, öğleye kadar ofiste **sersemleşmiş halde** dolaştı.