Herhangi bir kelime yazın!

"imprisoning" in Turkish

hapsetmekkapatmak

Definition

Birini hapse atmak veya bir yerde özgürlüğünü kısıtlayarak tutmak anlamına gelir. Kimi zaman mecazi olarak, birini duygusal veya zihinsel olarak sınırlandırma anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve çoğunlukla yazılı dilde kullanılır. Hem gerçek(fiziksel), hem de mecazi anlamda geçebilir. 'Duyguları hapsetmek' gibi kullanımlar yaygındır.

Examples

The police are imprisoning the criminal after his trial.

Polis, suçluyu yargılamadan sonra **hapsediyor**.

The castle was used for imprisoning enemies during the war.

Kale, savaş sırasında düşmanları **hapsetmek** için kullanılmıştı.

They are imprisoning people who break the law.

Yasayı çiğneyen insanları **hapsediyorlar**.

She felt like her fears were imprisoning her, stopping her from living freely.

Korkuları onu **hapsediyormuş** gibi hissediyordu, özgürce yaşamasını engelliyordu.

Technology is amazing, but sometimes it feels like our phones are imprisoning us.

Teknoloji harika ama bazen telefonlarımızın bizi **hapsediyor** gibi hissettiriyor.

He talked about imprisoning his emotions to avoid getting hurt again.

Yeniden incinmemek için duygularını **hapsetmekten** bahsetti.