"impossibly" in Turkish
Definition
Bir şeyin yapılamayacak, ulaşılamayacak veya inanılması güç şekilde olduğunu ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'impossibly hard' gibi sıfatlarla vurgulamak için kullanılır. Doğrudan bir emirle kullanılmaz. Daha çok yazılı dilde rastlanır.
Examples
The puzzle was impossibly hard for me.
Bu bulmaca benim için **imkânsız bir şekilde** zordu.
She moves impossibly fast on the ice.
Buzda **imkânsız bir şekilde** hızlı hareket ediyor.
The mountain looked impossibly high.
Dağ **imkânsız bir şekilde** yüksek görünüyordu.
He was impossibly optimistic, even when things got tough.
Durumlar zorlaştığında bile **imkânsız bir şekilde** iyimserdi.
She was dressed impossibly elegantly at the party.
Partide **imkânsız bir şekilde** şık giyinmişti.
His room is impossibly clean—does anyone actually live here?
Odası **inanılmaz derecede** temiz—gerçekten burada birisi yaşıyor mu?