"imposes" in Turkish
Definition
Bir kuralı, cezayı veya fikri başkalarına zorla kabul ettirmek; resmi olarak uygulanmasını sağlamak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kural, yasa, vergi, yasaklama veya görüş gibi kavramlarla kullanılır. 'imposes a fine', 'imposes a ban' gibi kalıplar yaygındır. Resmî ve ciddi durumlarda kullanılır, gündelik isteklerde tercih edilmez.
Examples
The government imposes new taxes every year.
Hükümet her yıl yeni vergiler **dayatır**.
The teacher imposes strict rules in class.
Öğretmen sınıfta katı kurallar **uygulamaya koyar**.
The city imposes a fine for parking illegally.
Şehir hatalı park için **ceza uygular**.
Sometimes my boss imposes unrealistic deadlines on us.
Bazen patronum bize gerçekçi olmayan teslim tarihleri **dayatır**.
She always imposes her opinions on others, even when no one asks.
Kimse sormasa bile, her zaman fikirlerini başkalarına **dayatır**.
Traveling during the holidays often imposes stress on families.
Tatil döneminde seyahat etmek aileler üzerinde genellikle stres **yaratır**.