"impel" in Turkish
Definition
Birini güçlü hisler veya nedenlerle bir şey yapmaya mecbur bırakmak ya da sevk etmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılı ve resmi dilde kullanılır. 'impelled by duty' veya 'impel someone to act' kalıplarında görülür. 'encourage' veya 'motivate'den daha güçlü, karşı konulamaz bir zorlama içerir.
Examples
Strong feelings can impel us to act.
Güçlü duygular bizi harekete **sevk edebilir**.
His sense of responsibility impelled him to help.
Sorumluluk duygusu onu yardım etmeye **sevk etti**.
Fear sometimes impels people to lie.
Korku bazen insanları yalan söylemeye **sevk edebilir**.
A desire to make a difference impelled her to become a teacher.
Fark yaratma isteği onu öğretmen olmaya **sevk etti**.
They were impelled by necessity to leave their home.
Zorunlulukla evlerini terk etmeye **sevk edildiler**.
What impels you to work so hard every day?
Seni her gün bu kadar çok çalışmaya **sevk eden** şey nedir?