"impedes" in Turkish
Definition
Bir şeyin ilerlemesini ya da gelişmesini yavaşlatır veya zorlaştırır. Tamamen durdurmaz, süreci aksatır veya güçleştirir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok akademik ve profesyonel ortamlarda kullanılır. 'Prevent' (tamamen engellemek) ile karıştırılmamalı; 'impede' tamamen durdurmaz, zorlaştırır ya da yavaşlatır.
Examples
Rain often impedes traffic in the city.
Yağmur genellikle şehir trafiğini **engeller**.
A broken leg impedes his ability to walk.
Kırık bacağı onun yürüme yeteneğini **engeller**.
Fatigue impedes learning.
Yorgunluk öğrenmeyi **aksatır**.
Nothing impedes his determination when he sets a goal.
Bir hedef koyduğunda hiçbir şey onun kararlılığını **engelleyemez**.
Construction noise impedes my concentration while working from home.
İnşaat gürültüsü evden çalışırken konsantrasyonumu **engelliyor**.
Sometimes bureaucracy impedes getting things done quickly.
Bazen bürokrasi işlerin hızlı bitmesini **aksatır**.