"impeccable" in Turkish
Definition
Hiçbir hata veya kusur bulunmayan, tamamen mükemmel olan.
Usage Notes (Turkish)
Daha resmi veya önemli durumlar için kullanılır; örneğin 'impeccable taste', 'impeccable manners'. Günlük ve önemsiz şeyler için tercih edilmez.
Examples
Her impeccable manners impressed everyone.
Onun **kusursuz** davranışları herkesi etkiledi.
The hotel was clean and the service was impeccable.
Otel temizdi ve hizmet **kusursuzdu**.
He always keeps his office in impeccable order.
Ofisini her zaman **kusursuz** bir düzende tutar.
She has impeccable taste in fashion.
Onun modada **kusursuz** bir zevki var.
His timing was impeccable—he arrived just as dinner was served.
Onun zamanlaması **kusursuzdu**—yemek servisi başladığında geldi.
That chef’s food is always impeccable—I’ve never had a bad meal there.
O şefin yemekleri daima **kusursuz**—orada hiç kötü bir yemek yemedim.