Herhangi bir kelime yazın!

"idly" in Turkish

aylakçaamaçsızcaboş boş

Definition

Aktivite veya amaç olmadan, çoğunlukla boş ve ilgisiz bir şekilde yapılan davranışı ifade eder. Ayrıca ilgisiz veya öylesine yapılan hareketleri de anlatır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok yazılı dilde 'oturmak', 'beklemek', 'izlemek' gibi fiillerle kullanılır. 'Idle' sıfat ya da fiil ile karıştırma.

Examples

He sat idly on the bench, watching the birds.

O, bankta **aylakça** oturup kuşları izliyordu.

The river flowed idly through the empty valley.

Nehir, boş vadiden **aylakça** akıp geçiyordu.

She was standing idly by the door.

Kapının yanında **aylakça** duruyordu.

Don’t just wait idly—go ask someone for help!

Sadece **aylakça** bekleme—birinden yardım iste!

He scrolled idly through his phone, not really reading anything.

Telefonunu **boş boş** kaydırıyordu, aslında hiçbir şey okumuyordu.

“I was just talking idly—I didn’t mean anything by it,” she explained.

"Ben sadece **aylakça** konuşuyordum—bir anlamı yoktu," dedi.