"idle away" in Turkish
Definition
Önemli bir şey yapmadan, çoğunlukla tembellik ederek ya da rahatlayarak zamanı geçirmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'idle away the days/time' şeklinde kullanılır. Hafif olumsuzluk içerir; zamanın amaçsızca harcandığını ima eder. Sadece insanlar için kullanılır.
Examples
He likes to idle away his afternoons in the park.
O, öğleden sonralarını parkta **boşa vakit harcayarak** geçirmeyi sever.
We idled away the summer doing nothing special.
Yazı hiçbir şey yapmadan **boşa vakit harcayarak** geçirdik.
Don’t idle away your time when you have homework to do.
Ödevin varken zamanını **boşa harcama**.
We spent the rainy day just idling away in front of the TV.
Yağmurlu günde TV karşısında sadece **aylaklık ettik**.
He tends to idle away whole weekends playing video games.
O, tüm hafta sonunu video oyunları oynayarak **boşa harcamaya** meyilli.
Sometimes it feels good to just idle away a few hours with friends at a café.
Bazen arkadaşlarla kafede birkaç saat **boşa geçirmek** de güzel hissettirir.