"hunker" in Turkish
Definition
Dizlerini büküp yere yakın oturmak ya da zor bir durumun geçmesini beklemek için bir yerde durmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'hunker down' ifadesiyle kullanılır; fırtına, acil durum veya zorlu dönemlerde beklemek anlamı yaygındır. Resmî değildir, daha çok konuşma dilinde veya haberlerde geçer.
Examples
Please hunker down and stay safe during the storm.
Lütfen fırtına sırasında **çömelin** ve güvende kalın.
The children hunkered near the campfire to stay warm.
Çocuklar ısınmak için kamp ateşinin yanında **çömeldiler**.
We need to hunker down and finish this project.
Bu projeyi bitirmek için **dayanmamız** gerekiyor.
When the boss showed up unexpectedly, everyone hunkered down and got back to work.
Patron aniden çıkagelince herkes **çömelip** işe geri döndü.
Some families just hunker down at home when it snows.
Bazı aileler kar yağınca evlerinde **beklerler**.
With prices rising, many people are hunkering down and spending less.
Fiyatlar arttıkça, birçok kişi **dayanıp** daha az harcıyor.