"hovel" in Turkish
Definition
Çok küçük, kirli ve kötü inşa edilmiş bir ev; genellikle yoksulların yaşadığı yer.
Usage Notes (Turkish)
'Kulübe' ya da 'harabe ev' günlük dilde nadiren kullanılır; daha çok edebi veya resmi anlatımlarda rastlanır. Çok kötü yaşam koşullarını belirtir ve bazen küçümseyici veya eski moda duyulabilir.
Examples
They lived in a small hovel near the river.
Onlar nehir kenarındaki küçük bir **kulübede** yaşıyorlardı.
The old man’s hovel was cold and dark.
Yaşlı adamın **kulübesi** soğuk ve karanlıktı.
Children played outside the dirty hovel.
Çocuklar kirli **kulübenin** dışında oynuyordu.
The family called their rundown place a hovel, but made it feel like home.
Aile, harap durumdaki yerlerine **kulübe** diyordu ama orayı eve dönüştürdüler.
What a filthy hovel! I can’t believe someone lives there.
Ne pis bir **harabe ev**! Burada birinin yaşadığına inanamıyorum.
After the storm, only a broken hovel remained standing in the field.
Fırtınadan sonra tarlada sadece yıkılmış bir **kulübe** ayakta kaldı.