"hothouse" in Turkish
Definition
Çoğunlukla camdan yapılan, bitkilerin sıcak ortamda yetiştirildiği yapıdır. Aynı zamanda hızlı gelişimi teşvik eden ortamlar için mecazi olarak da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bitki seraları için kullanılır, ama hızlı gelişen eğitim ve yaratıcı ortamlar için de mecaz anlamda kullanılır: 'a hothouse of ideas' gibi.
Examples
The tomatoes grew quickly in the hothouse.
Domatesler **sıcak evde** hızla büyüdü.
She works in a hothouse full of exotic plants.
O, egzotik bitkilerle dolu bir **sıcak evde** çalışıyor.
A hothouse keeps plants warm even in winter.
Bir **sıcak ev** bitkileri kışın bile sıcak tutar.
That school is a real hothouse for young talent.
O okul, genç yetenekler için gerçek bir **gelişme ortamı**.
Ideas seem to grow fast in the creative hothouse of that company.
O şirketteki yaratıcı **gelişme ortamında** fikirler hızla gelişiyor.
We built a small hothouse in our backyard last year.
Geçen yıl arka bahçemize küçük bir **sıcak ev** yaptık.