"horsewhipped" in Turkish
Definition
Birini at kırbacı gibi uzun bir kırbaçla dövmek veya ağır şekilde cezalandırmak. Genellikle tarihsel bağlamda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle edebi veya tarihi eserlerde geçer; gerçek anlamda nadiren kullanılır. 'Basın tarafından horsewhipped' gibi deyimlerde, ağır eleştiri anlamında kullanılabilir.
Examples
The thief was horsewhipped for his crime.
Hırsız, suçu nedeniyle **kırbaçlandı**.
He was horsewhipped in front of everyone.
Herkesin önünde **kırbaçlandı**.
Servants were often horsewhipped in the old days.
Eskiden hizmetçilere sık sık **kırbaç uygulanırdı**.
He felt so shamed, it was as if he had been horsewhipped.
Kendini o kadar utandı ki sanki **kırbaçlanmış** gibiydi.
The general threatened to have any deserters horsewhipped.
General, kaçaklara **kırbaç cezası** vereceğini tehdit etti.
They were practically horsewhipped by the press after the scandal.
Skandal sonrası basın tarafından neredeyse **kırbaçlandılar**.