"horizons" in Turkish
Definition
Gökyüzü ile kara veya denizin birleştiği yer. Ayrıca bilgi, deneyim veya ilgi alanının sınırları anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Ufuklarını genişletmek' deyimi yeni bilgi ve tecrübe edinmeyi ifade eder. Fırsatlar veya soyut sınırlar için çoğunlukla çoğul kullanılır.
Examples
The sun sets over the horizons every evening.
Güneş her akşam **ufukların** arkasında batıyor.
Mountains rise above the horizons.
Dağlar **ufukların** üzerinde yükseliyor.
He wants to explore new horizons in his career.
Kariyerinde yeni **ufuklar** keşfetmek istiyor.
Traveling abroad really broadened my horizons.
Yurtdışına seyahat etmek gerçekten **ufuklarımı** genişletti.
She's always looking for ways to expand her horizons.
Her zaman **ufuklarını** genişletmenin yollarını arıyor.
After reading that book, my horizons completely changed.
O kitabı okuduktan sonra **ufuklarım** tamamen değişti.