"hope against hope" in Turkish
Definition
Hiçbir umut kalmasa bile hâlâ bir şeyin olabileceğine inanmak ve ummak. Genellikle dramatik veya zor durumlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok duygusal ve dramatik anlarda geçer. Günlük konuşmada nadiren kullanılır.
Examples
She hoped against hope that her missing cat would come back.
Kaybolan kedisinin geri döneceğine **umut kalmadığı halde umut etti**.
We hope against hope that there will be no rain during our picnic.
Pikniğimiz sırasında yağmur yağmayacağına **umut kalmadığı halde umut ediyoruz**.
He hoped against hope that the exam results would be better than expected.
Sınav sonuçlarının beklediğinden daha iyi olacağına **umut kalmadığı halde umut etti**.
Even when everyone else gave up, she kept hoping against hope.
Herkes vazgeçtiğinde bile o **umut kalmadığı halde umut etmeye devam etti**.
They hoped against hope that the rescue team would arrive in time.
Kurtarma ekibinin zamanında geleceğine **umut kalmadığı halde umut ettiler**.
Sometimes all you can do is hope against hope and wait.
Bazen tek yapabileceğiniz şey **umut kalmadığı halde umut etmek** ve beklemektir.