"hoon" in Turkish
Definition
Tehlikeli veya gösterişli şekilde araç süren kişi. Bu kelime genellikle Avustralya ve Yeni Zelanda'da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla arabasıyla gösteriş yapan, tehlikeli şekilde süren gençler için kullanılır. 'To hoon around' demek, yollarda tehlikeli şekilde dolaşmak anlamına gelir. Daha çok Avustralya/Yeni Zelanda'da yaygındır.
Examples
The police stopped a hoon for speeding in the city.
Polis şehirde hız yapan bir **tehlikeli şoförü** durdurdu.
A hoon made loud noises with his car last night.
Geçen gece bir **tehlikeli şoför** arabasıyla çok gürültü yaptı.
It's dangerous to be a hoon on public roads.
Kamusal yollarda **tehlikeli şoför** olmak tehlikelidir.
Those hoons kept doing burnouts and woke up the whole neighborhood.
O **tehlikeli şoförler**, sürekli lastik yaktı ve tüm mahalleyi uyandırdı.
If you drive like a hoon, you'll lose your license fast here.
Burada **tehlikeli şoför** gibi sürersen ehliyetini hızlıca kaybedersin.
There are strict laws now to stop hoons from racing on the streets.
Artık **tehlikeli şoförler**in sokakta yarışmasını engelleyen katı yasalar var.