Herhangi bir kelime yazın!

"homesteader" in Turkish

çiftlik kurucusutoprak yerleşimcisi

Definition

Çiftlik kurucusu, genellikle hükümet tarafından verilen bir araziye yerleşip orada tarım yapan kişidir. Tarihsel olarak ABD’de ortaya çıkmış bir kavram olsa da günümüzde kendi kendine yeten kişiler için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Kavram tarihsel hikâyelerde sıkça geçer. Günümüzde ise kendi kendine yeten, doğal ve sürdürülebilir bir hayat süren kişiler için de kullanılır. 'homesteader tarzı yaşam', 'homesteader topluluğu' gibi tamlamalarda rastlanabilir.

Examples

The homesteader built a small house on the land.

**Çiftlik kurucusu** araziye küçük bir ev inşa etti.

Many homesteaders grew their own food.

Birçok **çiftlik kurucusu** kendi yiyeceğini yetiştiriyordu.

A homesteader worked hard to improve the land.

Bir **çiftlik kurucusu**, araziyi geliştirmek için çok çalıştı.

My great-grandfather was a homesteader in the early 1900s.

Büyükbabamın babası 1900'lerin başlarında bir **çiftlik kurucusu** idi.

These days, some people call themselves homesteaders because they live off the land.

Günümüzde bazı insanlar, toprakta kendi başına yaşadıkları için kendilerine **çiftlik kurucusu** diyor.

Becoming a homesteader takes a lot of courage and hard work.

**Çiftlik kurucusu** olmak çok cesaret ve emek gerektiriyor.