"hold your ground" in Turkish
Definition
Baskı altında olsan bile kendi fikrinden veya yerinden vazgeçmemek. Hem fiziksel durumlarda hem de fikir ayrılıklarındaki kararlılık için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel hem de fikirsel durumlarda sık kullanılır; 'hold your ground in an argument' ise tartışmada geri adım atmamak anlamında. Saldırganlık değil kararlılık vurgular.
Examples
Even when everyone disagreed, she held her ground.
Herkes karşı çıksa da, o **duruşunu korudu**.
It's important to hold your ground when you know you're right.
Doğru bildiğinde **geri adım atmamak** önemlidir.
The soldiers had to hold their ground during the battle.
Askerler savaş sırasında **yerlerini korumak** zorundaydı.
"He tried to pressure me into changing my mind, but I held my ground."
"Fikrimi değiştirmem için bana baskı yaptı ama ben **geri adım atmadım**."
If you keep holding your ground, people will start to respect you more.
**Duruşunu korumaya** devam edersen, insanlar sana daha fazla saygı duymaya başlar.
Sometimes you have to hold your ground even if it's uncomfortable.
Bazen **duruşunu korumak** gerekir, rahatsız edici olsa bile.