Herhangi bir kelime yazın!

"hogtie" in Turkish

ellerini ve ayaklarını bağlamaktamamen kısıtlamak

Definition

Birinin veya bir hayvanın ellerini ve ayaklarını bağlayıp hareket edemez hale getirmek. Bazen birini tamamen kısıtlamak anlamında mecaz kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Başlangıçta hayvanları kısıtlamak için kullanılır. Günümüzde biri üzerinde ağır bir kısıtlama anlamında da kullanılır. Sadece 'bağlamak'tan (tie up) daha güçlü bir kısıt anlamı taşır.

Examples

They had to hogtie the animal to stop it from escaping.

Hayvanın kaçmasını önlemek için onu **ellerini ve ayaklarını bağlamak** zorunda kaldılar.

The police hogtied the suspect to keep him under control.

Polis, şüpheliyi kontrol altına almak için **ellerini ve ayaklarını bağladı**.

Farmers often hogtie small pigs to move them safely.

Çiftçiler küçük domuzları güvenle taşımak için genellikle **ellerini ve ayaklarını bağlar**.

Their hands were so full of tasks, they felt completely hogtied at work.

Yapacakları iş o kadar fazlaydı ki, işte tamamen **elleri ayakları bağlanmış** gibi hissettiler.

The new rules really hogtie our creativity.

Yeni kurallar yaratıcılığımızı gerçekten **tamamen kısıtlıyor**.

If you hogtie kids with too many rules, they can't have any fun.

Çocukların üstüne çok fazla kural koyup **ellerini ayaklarını bağlarsanız**, hiç eğlenemezler.