"hoeing" in Turkish
Definition
Çapa gibi bir aletle toprağı gevşetme veya temizleme işi, genellikle tarım ya da bahçecilikte yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Sadece çapa ile yapılan işler için geçerlidir, 'bahçeyi çapalamak', 'yabani otları çapalamak' gibi. Başka aletlerle olmaz.
Examples
She was hoeing the garden in the morning sun.
Kadın sabah güneşinde bahçeyi **çapalıyordu**.
He spent the afternoon hoeing the field.
O, öğleden sonra tarlayı **çapalayarak** geçirdi.
After hoeing, the soil was loose and ready for planting.
**Çapalamadan** sonra toprak gevşedi ve ekime hazır hale geldi.
She hates hoeing weeds, but it keeps the garden healthy.
O, **yabani otları çapalamaktan** nefret ediyor ama bu, bahçeyi sağlıklı tutuyor.
I got a blister from hoeing all day.
Bütün gün **çapalama**dan elimde su topladı.
Even after hours of hoeing, there were still weeds everywhere.
Saatlerce **çapalamaya** rağmen, hâlâ her yerde yabani ot vardı.