"hobnobbing" in Turkish
Definition
Önemli ya da ünlü kişilerle samimi ve yakın ilişkiler kurmak, sohbet etmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmiyetten uzak, biraz mizahi bir anlamı vardır; genelde seçkin ya da ünlü kişilerle yakınlık kurmayı belirtir. Günlük sıradan ilişkiler için kullanılmaz. 'hobnobbing with celebrities' benzetmesiyle sık karşılaşılır.
Examples
She was hobnobbing with the mayor at the party.
O partide belediye başkanıyla **samimi oluyordu**.
He enjoys hobnobbing with famous athletes.
Ünlü sporcularla **samimi olmayı** seviyor.
The reporters were hobnobbing with the actors backstage.
Muhabirler, sahne arkasında oyuncularla **samimi oluyordu**.
Are you hobnobbing with the bosses again?
Yine amirlerle **samimi mi oluyorsun**?
She always seems to be hobnobbing with someone important.
Onu hep önemli biriyle **samimi olurken** görürsün.
Instead of working, he spent the evening hobnobbing at the gala.
Çalışmak yerine geceyi galada **samimi olarak** geçirdi.