"hit the big time" in Turkish
Definition
Uzun süre çalıştıktan sonra bir anda çok başarılı veya ünlü olmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmiyet taşımayan, sanat veya iş hayatındaki ani ve büyük başarılarda kullanılır. Genellikle olumlu anlamdadır.
Examples
After years of small shows, she finally hit the big time with her new album.
Yıllarca küçük gösterilerden sonra, sonunda yeni albümüyle **çok büyük başarıya ulaştı**.
He wants to hit the big time and become a movie star.
O, **çok büyük başarıya ulaşmak** ve film yıldızı olmak istiyor.
The company hit the big time after launching its new app.
Şirket, yeni uygulamasını piyasaya sürdükten sonra **çok büyük başarıya ulaştı**.
It took him ten years, but he finally hit the big time in Hollywood.
On yıl sürdü ama sonunda Hollywood'da **çok büyük başarıya ulaştı**.
When their song went viral, the band really hit the big time.
Şarkıları popüler olunca grup gerçekten **çok büyük başarıya ulaştı**.
You know you've hit the big time when everyone recognizes your name.
Herkes senin ismini tanıdığında, **çok büyük başarıya ulaşmışsın** demektir.