"hesitant" in Turkish
Definition
Bir kişi tereddütlü ise, endişeli veya emin olmadığı için bir şeyi yapmakta yavaş ve kararsız davranır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kişiler veya davranışlar için kullanılır. 'hesitant to', 'hesitant about' gibi ifadelerde görülür. 'reluctant' daha çok istememe anlamı taşırken, 'hesitant' tereddüt ve kararsızlığı vurgular.
Examples
She was hesitant to answer the question.
O, soruya cevap vermekte **tereddütlü** davrandı.
He looked hesitant before crossing the street.
Sokağı geçmeden önce **tereddütlü** görünüyordu.
The child is hesitant about trying new foods.
Çocuk, yeni yiyecekleri denemek konusunda **tereddütlü**.
He sounded a bit hesitant on the phone, like he wasn't sure what to say.
Telefonda sesi biraz **tereddütlü** geliyordu, ne söyleyeceğinden emin değildi.
Don’t be hesitant—give it a try!
**Tereddütlü** olma—bir dene!
She gave a hesitant smile before walking in.
İçeri girmeden önce **tereddütlü** bir şekilde gülümsedi.