"herding" in Turkish
Definition
Hayvanları (özellikle koyun ya da sığır) bir araya toplayıp başka bir yere götürme işi. Bazen insan topluluğunu yönlendirmek için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'herding sheep', 'herding cattle' gibi hayvanlar için kullanılır. İnsanları yönetmekte zorluk anlatmak için 'herding cats' gibi deyimler vardır.
Examples
He is herding the sheep into the pen.
O, koyunları ağıla **gütüyor**.
Cows need herding every morning.
İneklerin her sabah **gütülmesi** gerekir.
The dog is good at herding goats.
Köpek keçileri **gütmede** iyidir.
I spent the afternoon herding the kids at the party.
Partide çocukları **gütmekle** uğraştım.
Herding cats is almost impossible—they never listen!
**Kedileri gütmek** neredeyse imkânsız—hiç dinlemezler!
When everyone started leaving, it felt like I was herding a crowd.
Herkes ayrılmaya başlayınca, kendimi adeta bir kalabalığı **gütüyormuş** gibi hissettim.