Herhangi bir kelime yazın!

"head on" in Turkish

doğrudankafa kafaya (çarpışma için)

Definition

Bir sorunla veya durumla doğrudan, kaçınmadan yüzleşmek ya da iki şeyin ön taraftan çarpışmasını anlatır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'problemi doğrudan çözmek' veya 'kafa kafaya çarpışmak' için kullanılır. Sadece yüz yüze veya direkt temas durumlarında uygundur.

Examples

The cars crashed head on in the accident.

Arabalar kazada **kafa kafaya** çarpıştı.

She decided to face the problem head on.

Sorunu **doğrudan** ele almaya karar verdi.

Let’s talk about the issue head on.

Haydi konuyu **doğrudan** konuşalım.

He tackled his fears head on and finally gave that presentation.

Korkularıyla **doğrudan** mücadele etti ve sunumunu yaptı.

We met head on in the hallway after the argument.

Tartışmadan sonra koridorda **doğrudan** karşılaştık.

Sometimes, the best way to solve a conflict is to address it head on.

Bazen bir çatışmayı çözmenin en iyi yolu onu **doğrudan** ele almaktır.