"have your heart in your mouth" in Turkish
Definition
Bir şeyin sonucunu beklerken veya beklenmedik bir durumda aşırı heyecan veya korku duymak.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada kullanılır; heyecan, endişe veya korku anlarında sıklıkla söylenir. Her zaman mecaz anlamdadır, asla kelime anlamı değil. Sonuç beklerken, maç izlerken veya tehlikeli bir durumda duyulan hissi anlatır.
Examples
When I heard the loud noise, I had my heart in my mouth.
Yüksek sesi duyunca **yüreğim ağzıma geldi**.
She had her heart in her mouth waiting for the exam results.
Sınav sonuçlarını beklerken **yüreği ağzına geldi**.
Before my speech, I really had my heart in my mouth.
Konuşmamdan önce gerçekten **yüreğim ağzıma geldi**.
I had my heart in my mouth the whole time my kid was learning to ride a bike.
Çocuğum bisiklet sürmeyi öğrenirken bütün zaman boyunca **yüreğim ağzımda oldu**.
Every time the phone rang late at night, I had my heart in my mouth.
Gece geç saatte telefon her çaldığında **yüreğim ağzıma geliyordu**.
My heart was in my mouth as the roller coaster started to drop.
Lunapark treni ini inmeye başladığında **yüreğim ağzıma geldi**.