"have the last laugh" in Turkish
Definition
İlk başta alay edilen ya da hor görülen bir kişinin sonunda başarılı olması veya haklı çıkması durumunda söylenir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sonunda başarıya ulaşan bir kişinin diğerlerinin alayına ya da şüphesine rağmen haklı çıktığını vurgulamak için kullanılır. Küçük bir memnuniyet veya iğneleme bulunur.
Examples
He was teased for his idea, but he had the last laugh when it worked.
Fikriyle alay ettiler ama işe yarayınca **son gülen** o oldu.
Even though she lost at first, she had the last laugh by winning the final match.
İlk başta kaybetse de, final maçını kazanarak **son gülen o oldu**.
People laughed at his plan, but he had the last laugh when it became successful.
Herkes onun planına güldü ama başarılı olunca **son gülen o oldu**.
She kept quiet when everyone doubted her, but she definitely had the last laugh.
Herkes ona şüpheyle bakarken sessiz kaldı, fakat kesinlikle **son gülen o oldu**.
They thought they could trick him, but in the end, he had the last laugh.
Onu kandırabileceklerini sandılar ama sonunda **son gülen o oldu**.
You might make fun of my cooking now, but I’ll have the last laugh at the dinner party tonight!
Şimdi yemeğimle alay edebilirsin ama bu akşamki davette **son gülen ben olacağım**!