"have sticky fingers" in Turkish
Definition
Başkasının küçük eşyalarını çalma eğiliminde olan kişiler için, genellikle şakayla kullanılan bir deyimdir.
Usage Notes (Turkish)
Resmî veya hukuki ortamlarda değil, espriyle veya gündelik sohbetlerde kullanılır.
Examples
My brother has sticky fingers; he always takes my snacks.
Kardeşimin **eli yapışkan**; sürekli atıştırmalıklarımı alıyor.
Don't invite Tom; I've heard he has sticky fingers.
Tom'u davet etme; **eli yapışkan** olduğunu duydum.
If you have sticky fingers, you shouldn't work in a store.
**Eli yapışkan** olan biri dükkânda çalışmamalı.
Someone in the office has sticky fingers—my pen keeps disappearing!
Ofiste birinin **eli yapışkan**—kalemim hep kayboluyor!
Watch out for your wallet around Greg—he has sticky fingers.
Greg yakınındayken cüzdanına dikkat et—**eli yapışkan** biridir.
He got fired because he had sticky fingers at the cash register.
Kasada **eli yapışkan** olduğu için işten kovuldu.