"have it made" in Turkish
Definition
Başarı, refah veya mutluluğun neredeyse garanti olduğu, kaygısız ve mutlu bir durumda olmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmî değil, genellikle hayat, iş veya maddi başarı gibi uzun süreli ve büyük başarılarda kullanılır, küçük başarılar için kullanılmaz.
Examples
If you get that job, you'll have it made.
O işi alırsan, **çok şanslı olacaksın**.
She feels like she has it made after moving to the city.
Şehre taşındıktan sonra kendini **çok şanslı hissediyor**.
Once the business succeeded, they had it made.
İşleri başarılı olunca gerçekten **keyfi yerindeydi**.
Wow, your own house by the beach? You really have it made!
Vay canına, deniz kenarında kendi evin mi? Gerçekten **keyfin yerinde**!
People think celebrities have it made, but they still have problems like everyone else.
İnsanlar ünlülerin **çok şanslı** olduğunu düşünür ama onların da başkaları gibi sorunları vardır.
He travels the world for work—talk about someone who has it made!
Dünyayı iş için geziyor—gerçekten **çok şanslı biri**!