"have it both ways" in Turkish
Definition
Birbirine zıt iki avantajı aynı anda elde etmeye çalışmak ya da iki dezavantajdan kaçınmak istemek; genellikle mümkün değildir.
Usage Notes (Turkish)
Bu ifade, iki uyumsuz şeyi aynı anda isteyen birini eleştirmek için kullanılır. En çok 'You can't have it both ways.' şeklinde olumsuz olarak geçer.
Examples
You can't have it both ways: you must choose if you want to work or travel.
İki tarafı da **götüremezsin**: çalışmak mı seyahat etmek mi istiyorsun, seçmelisin.
He wants to eat cake and lose weight. He can't have it both ways.
Hem pasta yemek hem kilo vermek istiyor. İkisini de **istemek olmaz**.
If you want to go out late, you can't have it both ways and also wake up early for work.
Geç saate kadar dışarı çıkmak istiyorsan, sabah erken işe kalkmayı da **ikisini birden isteme**.
"You want freedom, but you also want security. Sorry, you just can't have it both ways!"
Özgürlük istiyorsun ama güvenlik de istiyorsun. Üzgünüm, **ikisini birden isteme**!
Politicians often try to have it both ways when talking to different groups.
Siyasetçiler farklı gruplarla konuşurken sıkça **iki tarafı da götürmeye çalışır**.
Stop trying to have it both ways—life just doesn’t work like that.
**İki tarafı da götürmekten vazgeç**—hayat böyle işlemiyor.