"have broad shoulders" in Turkish
Definition
Fiziksel olarak omuzları geniş olan ya da çok sorumluluğu ve eleştiriyi kaldırabilen kişi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle birinin çok sorumluluk ya da eleştiri kaldırabilmesini övmek için kullanılır. Fiziksel görünüm anlamında nadiren geçer.
Examples
She has broad shoulders and carries heavy boxes easily.
**Geniş omuzları** sayesinde ağır kutuları kolayca taşıyabiliyor.
You need to have broad shoulders to be a manager.
Yönetici olmak için **geniş omuzlu olman** gerekir.
My father has broad shoulders and supports our whole family.
Babam **geniş omuzlu** ve tüm ailemizi destekler.
If you work in politics, you really have to have broad shoulders.
Siyasette çalışıyorsan gerçekten **geniş omuzlu olman** gerekir.
She takes criticism well because she has broad shoulders.
O eleştiriyi iyi kaldırıyor çünkü **geniş omuzlu**.
It’s tough being the oldest sibling—you've got to have broad shoulders sometimes.
En büyük kardeş olmak zordur—bazen **geniş omuzlu olmak** gerekir.