"have a say" in Turkish
Definition
Bir konuda fikrini söyleme veya karar almada etkili olma hakkı.
Usage Notes (Turkish)
Genelde resmi olmayan veya tarafsız ortamda kullanılır; 'in' ile beraber belirli bir konu özelleştirilebilir. Sadece konuşmak değil, karar üzerinde etkili olmayı ifade eder.
Examples
Everyone should have a say in important family decisions.
Önemli aile kararlarında herkesin **söz hakkı** olmalı.
Do you have a say in how the project is managed?
Projenin nasıl yönetildiğinde **söz hakkınız** var mı?
The teacher lets students have a say about class rules.
Öğretmen, öğrencilerin sınıf kuralları hakkında **söz hakkı** olmasına izin veriyor.
I wish I could have a say in where we go on vacation.
Tatile nereye gideceğimiz konusunda **söz hakkım** olsun isterdim.
If you want people to listen, you need to have a say.
İnsanların seni dinlemesini istiyorsan, **söz hakkın** olması gerekir.
The new policy lets employees finally have a say in company decisions.
Yeni politika ile çalışanlar nihayet şirket kararlarında **söz hakkı** elde etti.