"hastens" in Turkish
Definition
Bir şeyin daha erken olmasını sağlamak veya bir süreci hızlandırmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya edebi bir kelimedir; genellikle 'ilerleme', 'son', 'ayrılış' gibi sözcüklerle birlikte kullanılır. Bir kişinin acele etmesini ifade etmez.
Examples
The news hastens his decision.
Haber onun kararını **hızlandırır**.
Exercise hastens recovery after illness.
Egzersiz hastalıktan sonra iyileşmeyi **hızlandırır**.
Technology hastens change in society.
Teknoloji toplumdaki değişimi **hızlandırır**.
Bad weather often hastens the end of outdoor events.
Kötü hava genellikle açık hava etkinliklerinin sonunu **hızlandırır**.
His apology only hastens her desire to leave.
Onun özrü, sadece onun ayrılma isteğini daha da **hızlandırır**.
Sometimes a little pressure hastens progress.
Bazen biraz baskı ilerlemeyi **hızlandırır**.