"hassle with" in Turkish
Definition
Birisiyle tartışmak ya da zor ya da yorucu bir problemle uğraşmak.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada kullanılır; biriyle didişmek veya yorucu işlerle uğraşmak anlamında yaygındır. Resmi yazışmada kaçının.
Examples
I don't want to hassle with traffic every morning.
Her sabah trafikte **uğraşmak** istemiyorum.
He had to hassle with customer service to get a refund.
Para iade almak için müşteri hizmetleriyle **uğraşmak** zorunda kaldı.
We shouldn't hassle with each other over small things.
Küçük şeyler için birbirimizle **didişmemeliyiz**.
I'm tired of hassling with my landlord about repairs.
Ev sahibiyle tamir işleri yüzünden **uğraşmaktan** yoruldum.
Do we really have to hassle with all this paperwork again?
Yine bu evrak işleriyle **uğraşmak** zorunda mıyız?
They were always hassling with each other over chores when they lived together.
Birlikte yaşarlarken ev işleri için sürekli **didişirlerdi**.