Herhangi bir kelime yazın!

"hardened" in Turkish

sertleşmişkatılaşmışduygusuzlaşmış

Definition

Bir şeyin daha sert hale gelmesi veya bir kişinin zor tecrübeler yüzünden daha duygusuz ve dayanıklı olması durumunu anlatır.

Usage Notes (Turkish)

Hem fiziksel durumlar ('sertleşmiş çelik'), hem de kişilik ('duygusuzlaşmış suçlu', 'katılaşmış kalp') için kullanılır. Sıkça zorluğun tekrarı sonucu duygusal yumuşaklığın kaybedilmesi anlamındadır.

Examples

The clay has hardened overnight.

Kil bir gecede **sertleşmiş**.

He became a hardened criminal after years in prison.

O, yıllarca hapiste kaldıktan sonra **katılaşmış** bir suçlu oldu.

Her heart was hardened by disappointment.

Hayal kırıklığı ile kalbi **katılaşmıştı**.

Don’t expect any sympathy—he’s hardened by years of tough work.

Hiç merhamet bekleme—yıllarca zor işte çalışınca **sertleşmiş**.

Those boots are made from hardened leather for extra protection.

O botlar ekstra koruma için **sertleşmiş** deriden yapılmıştır.

After so many challenges, she’s become pretty hardened to criticism.

Bu kadar zorluktan sonra, eleştirilere karşı oldukça **duygusuzlaşmış**.