"harden" in Turkish
Definition
Bir şeyi fiziksel olarak sertleştirmek veya bir şeyin kendiliğinden sertleşmesini sağlamak anlamına gelir. Duygusal olarak güçlenmek veya duyarsızlaşmak için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Malzemeler, zemin ve duygular ("kalbini sertleştirmek") için kullanılır. 'Daha zor hale getirmek' anlamında kullanılmaz.
Examples
The cement will harden in a few hours.
Çimento birkaç saat içinde **sertleşecek**.
Cold weather can harden the ground.
Soğuk hava toprağı **sertleştirebilir**.
The chocolate will harden after cooling.
Çikolata soğuduktan sonra **katılaşacaktır**.
Years of struggle can harden a person's heart.
Yıllarca süren mücadele birinin kalbini **katılaştırabilir**.
Don’t let criticism harden you.
Eleştirinin seni **sertleştirmesine** izin verme.
The coach’s tough words only hardened their resolve to win.
Koçun sert sözleri sadece kazanma kararlılıklarını daha da **güçlendirdi**.