"harasser" in Turkish
Definition
Bir kişiyi defalarca rahatsız eden, tehdit eden veya kötü davranan kişidir; genellikle karşı tarafı rahatsız veya güvensiz hissettirir.
Usage Notes (Turkish)
Resmidir ve genellikle iş yeri veya hukuki ortamlarda geçer. 'sexual harasser' (cinsel tacizci), 'online harasser' (internet tacizcisi) gibi kalıplarla sıkça kullanılır. 'bully'den farklı olarak, sürekli ve istenmeyen davranış vurgulanır.
Examples
The harasser was asked to leave the building.
**Tacizci** binadan çıkması için uyarıldı.
A harasser can make the workplace feel unsafe.
Bir **tacizci** iş yerini güvensiz hissettirebilir.
Every harasser should be reported to the authorities.
Her **tacizci** yetkililere bildirilmeli.
Social media sites are taking steps to block harassers.
Sosyal medya siteleri **tacizcileri** engellemek için adımlar atıyor.
She finally stood up to her harasser and told him to stop.
Sonunda **tacizcisine** karşı çıkıp durmasını söyledi.
It's important not to ignore a harasser, even if their actions seem small at first.
**Tacizciyi** göz ardı etmemek önemlidir, ilk başta davranışları küçük görünse bile.