Herhangi bir kelime yazın!

"handfuls" in Turkish

avuç dolusu

Definition

Bir elde tutulabilecek kadar küçük miktar veya az sayıda kişi ya da şey için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Yiyecekler, küçük nesneler veya 'yaramaz çocuk' gibi mecazi anlamda da kullanılabilir. 'avuç dolusu fındık' gibi.

Examples

She took two handfuls of rice from the bowl.

O, kaseden iki **avuç dolusu** pirinç aldı.

He put a few handfuls of nuts in the salad.

O, salataya birkaç **avuç dolusu** fındık koydu.

We collected handfuls of shells on the beach.

Sahilde **avuç dolusu** deniz kabuğu topladık.

The kids grabbed handfuls of candy and ran away laughing.

Çocuklar **avuç dolusu** şeker kapıp gülerek kaçtı.

Only a few handfuls of people showed up for the early meeting.

Sabah toplantısına yalnızca birkaç **avuç dolusu** insan katıldı.

She sprinkled a couple of handfuls of herbs into the soup.

O, çorbaya birkaç **avuç dolusu** ot serpti.