Herhangi bir kelime yazın!

"habituated" in Turkish

alışkınalışmış

Definition

Bir şeye sürekli maruz kalma ya da tekrarlanan deneyimle alışmış olan kişi için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi dilde, 'alışkın olmak' ifadesiyle sık kullanılır; bağımlı olmaktan (addicted) farklıdır.

Examples

The children quickly became habituated to the cold weather.

Çocuklar soğuk havaya hızlıca **alıştılar**.

He is habituated to waking up early every day.

Her gün erken kalkmaya **alışkın**.

These animals are habituated to human presence.

Bu hayvanlar insanların varlığına **alışkın**.

After living in the city for years, I'm totally habituated to the noise.

Yıllarca şehirde yaşadıktan sonra artık gürültüye tamamen **alıştım**.

She’s so habituated to her busy schedule that free time feels strange to her.

Yoğun programına o kadar **alışkın** ki, boş vakit ona tuhaf geliyor.

You get habituated to spicy food after living here a while.

Burada biraz yaşayınca acı yemeklere **alışıyorsun**.