"habituate" in Turkish
Definition
Birinin ya da bir şeyin bir duruma veya alışkanlığa alışmasını sağlamak, böylece bu durum ona normal gelir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve akademik ortamlarda kullanılır. Genellikle birini ya da hayvanı bir şeye alıştırmak anlamındadır. Günlük dilde 'alışmak' daha yaygındır. Genellikle pasif olarak kullanılır ('alıştırılmış olmak').
Examples
You can habituate yourself to getting up early.
Kendini erken kalkmaya **alıştırabilirsin**.
Loud sounds can habituate animals over time.
Yüksek sesler zamanla hayvanları **alıştırabilir**.
Teachers try to habituate students to regular study.
Öğretmenler, öğrencileri düzenli çalışmaya **alıştırmaya** çalışırlar.
After a few weeks, your body will habituate to the cooler temperature.
Birkaç haftadan sonra vücudun daha serin havaya **alışacaktır**.
I never really habituated to living in such a noisy city.
Böylesine gürültülü bir şehirde yaşamaya gerçekten **alışamadım**.
Eventually, you habituate and hardly notice the smell anymore.
Sonunda **alışıyorsun** ve kokuyu neredeyse hiç fark etmiyorsun.