Herhangi bir kelime yazın!

"habitual" in Turkish

alışılmışalışkanlık haline gelmiş

Definition

Düzenli olarak yapılan veya bir alışkanlık haline gelmiş davranışı ifade eder; birinin karakteristik davranışlarından biridir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi yazılarda kullanılır; 'habitual offender' (müptela suçlu) gibi ifadelerde yaygındır. Olumlu bağlamda 'regular' kadar kullanılmaz.

Examples

She was late again, as is habitual for her.

Yine geç kaldı; bu onun için **alışılmış** bir durum.

Smoking became a habitual part of his day.

Sigara içmek, gününün **alışkanlık haline gelmiş** bir parçası oldu.

He is a habitual coffee drinker.

O, **alışkanlık haline gelmiş** bir kahve içicidir.

Police described her as a habitual offender.

Polis onu bir **alışılmış** suçlu olarak tanımladı.

His habitual nervousness makes public speaking difficult.

Onun **alışılmış** gerginliği, topluluk önünde konuşmasını zorlaştırıyor.

Skipping breakfast is habitual for many busy people.

Birçok meşgul insan için kahvaltıyı atlamak **alışılmış** bir davranıştır.