"gunrunning" in Turkish
Definition
Silahları veya diğer silahları yasa dışı ve gizlice taşıyıp satma işi, genellikle sınırlar arasında yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Her zaman yasa dışı bir faaliyeti anlatır; genellikle organize suç veya siyasi çatışmalarla ilişkilidir. Gündelik konuşmada pek kullanılmaz, daha çok haber, suç veya tarihî bağlamlarda geçer.
Examples
The police arrested two men for gunrunning.
Polis iki adamı **silah kaçakçılığı** yaptığı için tutukladı.
Many countries are fighting against gunrunning.
Birçok ülke **silah kaçakçılığı**na karşı mücadele ediyor.
Gunrunning is illegal and dangerous.
**Silah kaçakçılığı** yasadışıdır ve tehlikelidir.
He made a fortune through international gunrunning before he was caught.
Yakalanmadan önce uluslararası **silah kaçakçılığı**yla servet kazandı.
The movie tells the story of a gunrunning ring operating off the coast.
Film, sahilde faaliyet gösteren bir **silah kaçakçılığı** çetesinin hikayesini anlatıyor.
Journalists uncovered a huge gunrunning operation linked to the conflict.
Gazeteciler, çatışma ile bağlantılı büyük bir **silah kaçakçılığı** operasyonunu ortaya çıkardı.