"grooves" in Turkish
Definition
Bir yüzeyde uzun ve dar kanallar veya oyuklardır. Müzikte ise tekrar eden bir ritim anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
‘grooves’, genellikle bir nesnenin üzerindeki fiziksel oluklar için kullanılır (ör. plak, lastik, ahşap). Müzikte ise tekrar eden ritim anlamına gelir. ‘in the groove’ çok başarılı olmak anlamında kullanılır. ‘grove’ ile karıştırmayın.
Examples
The record has many grooves on its surface.
Plağın yüzeyinde birçok **oluk** var.
There are deep grooves in the old wooden table.
Eski ahşap masada derin **yivler** var.
The tire's grooves help it grip the road.
Lastiğin **olukları** yol tutuşunu sağlar.
He loved dancing to the funky grooves of the band.
Grubun eğlenceli **ritimlerine** dans etmeye bayılırdı.
Years of use left tiny grooves where the door opened and closed.
Yıllar süren kullanım, kapının açılıp kapanan yerlerinde küçük **oluklar** bırakmış.
Once the band found their grooves, the crowd started cheering louder.
Grup kendi **ritmini** bulunca, kalabalık daha yüksek tezahürat yapmaya başladı.